HALFETİ’DEN HASANKEYF’E: SUDAKİ UMUT
TRT
Yapım Yönetim: Kerime Senyücel 30’x10 Bölüm
TRT’de yaklaşık iki yıldır çalışmaları süren bir belgesel çalışması tamamlandı. 1996-2001 arasında çekilen “Halfeti Suya Dönüşen Topraklar” belgeselinde izlenen kişiler ve aileler 7 sene sonra bulunarak yaşamlarındaki değişiklikler belgeleniyor ve bu öyküler yapımına şu günlerde başlanan Ilısu Barajı’na bağlanıyor.
Kerime Senyücel’in yönetiminde çekilen “Halfeti Suya Dönüşen Topraklar” ve “Zeugma; Dün Bugün” belgeselleriyle Birecik Barajı’nın yapım süreci, suyun adım adım yükselişi ve Zeugma Antik Kenti’nde yapılan kurtarma çalışmaları izlenmişti. Yayınlanan belgeseller dışında bir de 200 saatlik bir arşiv oluşturulmuştu.
Halfeti’de tek manolyalı evin sahibi Emine; Savaşan’ın ünlü arıcısı Orhan, Fırat’ın üst kotlarında kurulacak Dorucak Köyü’nde kendi deyimiyle “Kendin Kes, Kendin Pişir, Kendin Ye” özelliğinde bir turistik tesis açmaya çalışan Yasin Sağır acaba 2001’den bugüne kadar geçen sürede ne yaptılar? Belgesel bütün bu kişileri yeni hayatlarını yaşarken buldu… Ve “Su gelmeden önceki yaşamları”nın yanına “Su geldikten sonraki yaşamlarını” da ekledi…
Birecik Barajı altında kısmen kalan Zeugma Antik Kenti’nin Gaziantep Müzesi’ne götürülen ve çağdaş bir ortamda sergilenen 1500 metre karelik, Roma Dönemi imparatorluk mozaikleri de belgesel projenin içine alındı. Bugün için yeniden gündemde olan Zeugma Açık Hava Müzesi hazırlıkları, kazı başkanı Doç.Dr Kutalmış Görkay, Yrd.Doç.Dr. Rifat Ergeç, Dr. Mehmet Önal‘ın anlatımlarıyla güncellenmiş olacak. Belgeselde Birecik Barajı’nın olumlu ve olumsuz sonuçları ele alındı, daha sonra bu verilerin ışığında, Batman iline bağlı Hasankeyf başta olmak üzere, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Siirt’e bağlı 80 civarında yerleşimi etkileyecek olan “Ilısu Barajı” çalışmaları kültür, çevre ve yeniden iskan boyutlarıyla ele alındı. Dicle Nehri üzerinde yapımına başlanan Ilısu Barajı’nda, Almanya, Avusturya ve İsviçre bankalarından kredi olarak 1,2 milyar euro alınıyor. Baraj yılda 3833 milyar KW saat enerji üretecek. Bölgeye su ve elektrikle gelecek yaşam standardı yanında; değişimin istihdam alanı da yaratacağı kesin.
İnşaatını NUROL ve Cengiz Firmalarının üstlendiği Ilısu Barajı’nın şantiyesinde su altında kalacak bölgelerden 6000 kişi çalışacak. .. Baraj su tutmadan evvel binlerce geçmişi olan Hasankeyf’in tarihi anıtlarının restore edilen ve taşınabilir olanlarının bir kültür adasına taşınması hedefleniyor. Bu kültürel kurtarma projesine 25 milyon euro ayrılmış. Tarihte ilk köy yerleşiminin M.Ö. 7500’de Diyarbakır yakınlarında Ergani’de Çayönü’nde olduğu hatırlanırsa yaklaşık 10000 yıl sonra bu insanların torunlarının torunlarını hala mağaralarda yaşıyor görmek, sefaletlerine tanık olmak insanın içini burkuyor. Bir yandan da merkezleri Hasankeyf olan Artuklu Beyliği’nin 12.y.y.’da bugünkü bilgisayarların temelini oluşturan “Artuklu Otomata”sını yapmış oldukları ve bu çalışmaların Leonardo da Vinci’yi bile etkilemiş olduğu düşünülürse bu topraklarda bugün yaşayanların durumu iç acıtıcı bir çelişki oluşturuyor. Hastanesi, okulu olmayan yöre halkı bazen bir akrep sokmasından hayatını kaybedebiliyor. Sebebi de Hasankeyf’te sağlık hizmetleri yetersiz olduğu için hastanın 45 kilometre uzakta Batmana taşınması. Su onlar için bir umut kaynağı olurken Türkiye’ye dünya medeniyetinin başladığı yer olan Mezopotamya’nın su kaynaklarını kontrol etme olanağı da sağlayacak.
Büyük dedelerinden beri süregelen baraj yapılacak hikayesine bir türlü inanamayan Hasankeyfliler hatta geniş olarak barajdan etkilenen bölgedeki insanların çoğu “Artık yeter, olacaksa olsun. Olmayacaksa da buraya yatırım yapılsın” diyor.
Barajla gelecek değişimi, Birecik Barajı’nda olduğu gibi Ilısu Baraj’nda da 50 yaş üstünde olanlarla, daha genç olanların algılamaları farklı. Gençler gelişim ve yeniliğe açıkken, yaşlılar geçmişlerinin yok olmasından endişeli. Özellikle bölgedeki gençlerin değişim istemelerinin nedeni daha iyi bir yaşam sürdürebilmek.
Ilısu Barajı’ndan etkilenecek bölgede %95’lere varan işsizlik, insanları baraja bağlı bir olumlu değişim beklentisine sokmuş durumda. Hasankeyf başta olmak üzere insanlar mağara koşullarında sağlık, eğitim ve iş güvencesinden uzak yaşıyorlar. Pek çok bölgede feodal ağalık düzeni hala hakim. Kamulaştırmalar sonucu bu düzende, kız çocuklara hak tanımayan geleneksel aile düzeni de ister istemez sarsılıyor. Devlet yeni yerleşim alanlarında “maraba” denen tapu sahibi olmayan çalışanlara da iskan hakkı tanıyor.
Bu arada Ilısu Barajı faaliyetleri Hasankeyf kazılarının yoğunluk ve maddi imkanlarını artırdı. Sanat tarihçiler ve arkeologlar 2008 yazının kavurucu sıcağında çalışmalarını sürdürdüler. 2006`da bir bölümü bulunan Artuklu Hamamı ve 2002`de bir bölümü bulunan Mardinike Camisi bölgesinde 6 Haziran 2008 `de kazı çalışmaları tekrar başlatıldı. Kazı ekibinin başkanı Batman Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Abdusselam Uluçam, 6 öğretim üyesi, 70 işçi ve 15 arkeoloji bölümü öğrencisiyle 40 dereceyi geçen sıcaklıkta güneşten korunmak için yöresel poşuyu başlarına bağlayıp çalıştılar. Kurtarma çalışmaları Hasankeyf dışındaki tarihi alanlarda da sürdürüldü. İşte tüm bu konular, Halfeti’de tek manolyalı evin sahibi Emine’nin yaşamında, Gözeli Köyü’nden Cuma ve Sıdıka Göçmen’in yeni evlerinde, şimdi bir turizm işletmecisi olan Şerif Bilgin’in Halfeti’deki sal lokantasında; Hasankeyf’li Çoban Ahmet’in, Siirt’in Köprübaşı Köyü sakinlerinin, Mardin’in Dargeçit Köyünden çıkıp bugün Ankara’da üniversite yaşamlarını sürdüren Murat ve Selim’in hayat öykülerinde gözlerimizin önüne serilecek. Tabii ki her değişim hele hele binlerce kişinin evleri ya da tarlalarını, bahçelerini bırakıp, yeni bir yaşam kurmalarını gerektiriyorsa başlıbaşına bir sarsıntıdır. Ama bazen de, insanların bölgede şu anda yaşadıkları düzeye bakınca , “acaba bundan daha büyük bir sefalet olabilir mi?” diye düşünmeden edemiyor... Belgeselin sponsoru Nurol &Cengiz AO dur.
YAKINDA BELGESELİN DVDLERİ TÜM MARKETLERDE SATIŞA SUNULACAK.
YAPIM EKİBİ Yapım ve Yönetim: Kerime Senyücel Danışman ve Metin Yazarı: Filiz Doğanay Müzik: Derya Köroğlu Kamera: Görkem Özok Ses: Muharrem Arman Kurgu: Fatma Külük Yönetmen Yardımcısı: Burcu Yüksel Yapım Yardımcısı:Özge Köseli Fotoğraflar: Murat Zilelioğlu İletişim için:
Kerime Senyücel 0312 463 31 20-21 0532 372 98 37 – kerime.senyucel@trt.net.tr; kerime.senyucel@gmail.com
Özge Köseli 05065663796 - ozgekoseli@gmail.com
Özkan Ozan ozanoglu@mynet.com
0507 3809112 |